Çocuklara yapılacak dental tedaviler özel bir öneme sahip olup, yaklaşım olarak çocuk psikolojisini de içine alan yaklaşımlar gerektirir. İyi bir iletişim, ve hekim – aile arasındaki iş birliği ile çocuklara hijyen alışkanlığı kazandırma ve tedaviler, onların diş hekimliğinin yararlarından hayat boyu faydalanmalarını sağlayacaktır.

 

Çocuk bir kez diş hekiminden korkarsa, bu kötü tecrübe onu hayatı boyunca etkileyebilir ve büyüdüğünde dahi diş hekimine gitmekten korkmasına sebep olabilir. İlk tecrübe her zaman çok önemlidir. Bu sebeple, anne ve babalara tedavileri sırasında çocuklarını da beraberlerinde getirmeleri önerilmektedir. Özellikle daha önce hiç diş hekimine gitmemiş çocuklar, anne ve babalarının tedavileri yapılırken onları seyrederek korkulacak bir şey olmadığını görmektedirler. Bu şekilde zamanla diş hekimine alışmaları mümkün olmaktadır.

 

Süt dişlerinin ana işlevi beslenmeyi sağlaması ve düzgün konuşma gelişiminin ilk ayağı olmasıdır, aileler tarafından önemsenmeyip ihmal edildiğinde çürüklere ve neticesinde kayıplara yol açmaktadır. Süt dişleri aynı zamanda daimi dişlerin ağız içindeki yerlerinin düzgün şekilde gelebilmeleri için rehberlik sağlamaktadır. Bu dönemde tedavi edilmediklerinde ilerde diş çapraşıklıkları ve çene gelişiminde bozukluklara yol açar. Bu kapsamda önleyici olarak fissür örtücüler, flor uygulamaları, yer tutucular ve parmak emme, dil itme gibi yanlış alışkanlıkları önleyici apareyler yapılmaktadır. 0-12 yaş arası ağız içinde hem süt dişleri hem de daimi dişler bulunduğundan bunlara yönelik dolgu ve kanal tedavileri de yapılmaktadır.